promo cd

17.04.2021

ikinci hafta

İkinci haftanın anketiyle birlikte "bu seriyi biraz daha detaylı inceleyeceğimiz bir alan neden yaratmıyoruz" dedik. Tabii, ilk fikir podcast serisi oluşturmaktı ama günün sonunda kendimizi burada, yazıda bulduk.

 

“Promo CD" aslında Spotify’da yer alan bir radyo programı; üyelik durumunuza göre reklamsız, araya kimsenin konuşmasının girmediği, sadece müzik seçkisinin yer aldığı bir program. Bu yazı da bu programı dinlerken eşlikçiniz olması umuduyla kaleme alındı.

 

Program; her hafta yeni milenyumun ilk yıllarında müzikleriyle de ayrıca yer etmiş sevdiğimiz dizi, film ve oyunların soundtrack'lerinden oluşuyor. Dolayısıyla seçkimiz de aslında ağırlıkla milenyum şarkılarından oluşuyor ama ikinci haftamızın kazananı Mad Men’in müzikleriyse milenyumdan çok daha eski. Böyle anlatınca biraz karışık oldu sanki, o zaman baştan başlayalım.

 

"Promo CD”,  2000’li yılların müzikleriyle de adından söz ettiren dizi, film ya da bir oyunun parçalarından oluşan bir Spotify çalma listesi. Her hafta fugamundi’nin Instagram hesabından yapıtğımız anket ile kazananı hep beraber belirliyoruz ve kazananın soundtrack’lerinden hazırladığımız seçki ile listemizi yeniliyoruz. Tabii bu yazı fikri bir hafta geç aklımıza geldiği ve ilk haftaya da kıyamadığımız için, çok kısa ilk haftaya bir göz atıp ikinci haftaya öyle geçelim.

 

İlk hafta, "2000’li yıllara en çok damgasını vuran gençlik dizileri nelerdi?" sorusuna ilk etapta cevap verilecek iki diziyi sorduk: Dawson’s Creek vs The O.C.. Burada bizim kıyaslamamız iki diziden hangisinin daha iyi olduğu değil, bu dizilerin soundtrack’leri ve ortaya koydukları müzikal dünya üzerindendi, ki umuyoruz cevap verenler de buna göre cevap verdi. Ve kazanan The O.C. oldu. Death Cab for Cutie ile bol bol hasret giderdiğimiz, The Bait Shop’taki canlı performanslarıyla unutamadıklarımızı andığımız, kendimizi kısıtlamaya zorlamasak herhalde saatlerce sürecek bir seçki hazırladık, bu arada listemiz de yaklaşık 3 saat sürüyordu… Ken Barnes’in U.S. Today’de belirttiği gibi The O.C. genclik dizilerinin içerisinde muhtemelen müzik yogunluklu ilk dizilerindendi. Dizinin müzik danışmanı Alexandra Patsavas; müziği, dizinin dünyasında yer alan bir karakter gibi ele almak isteyen dizinin yaratıcısı Josh Schwartz ile birlikte süreci yürüttü. Patsavas’in belirttiğine göre bazen şarkıların seçilmesi senaryodan önce oluyordu ve senaryo o şarkıya gore sekilleniyordu. 6 soundtrack albümü, dizide yer alan şarkıların sadece bir kısmına yer verebildi. Dizi ve müzik kullanımı öyle iç içe geçti ki The Beastie Boys, Gwen Stefani, U2, Imogen Heap gibi isimler o dönem teklilerinin prömiyerini dizide yapan isimlerden bazıları oldu. The O.C. bu yüzden ilk haftanın seçeneklerinden biriydi ve 1 hafta boyunca 2000’ler indie ve alternatif rock ağırlıklı çalma listesiyle bize eşlik etti.

 

Asıl bu yazıya konu olan ikinci haftanın sorusu ise: The Sopranos vs Mad Men. The Sopranos ve Mad Men aynı anda yayımlanmayan (biri 2007 Haziran’ında final yaparken diğerinin ilk bölümü 2007 Temmuz ayında yayımlanmıştı) ve konusu birbirinden çok ayrı iki drama dizisi. Ama her ikisi de hala soundtrack listelerinde kendilerine yer buluyor. Tabii burada yazının konusu müzikleri olduğu icin iki dizinin de diğer iyi tarafları ile ilgili detaylara girmiyoruz. Haftanın kazananı Mad Men’den önce, biraz The Sopranos’tan bahsedelim; ana akım pop, klasik rock, klasik caz ve kısmen soul ağırlıklı şarkılardan oluşan soundtrack’inde aslında bölümün kurgusu bittiğinde şarkıları seçiliyordu fakat bazı istisna durumlarda şarkıya göre sahnelerde değişikliğe gittiler. Açılış şarkısı, İngiliz grup Alabama 3'nin "Woke Up This Morning" şarkısının kısaltılmış versiyonu. Birkaç istinasıyla birlikte, kapanış jeneriğindeyse her bölüm ayrı bir şarkıya yer verildi. İki bölümün kapanış jeneriğinde ise hiç müzik kullanılmadı. İki ayrı soundtrack albümü bulunan The Sopranos’u, eğer Avrupa’da orijinal DVD'den izlediyseniz Amerika’dakinden farklı bazı şarkılardan oluşan bir  soundtrack listesine sahip olduğunu görebilirsiniz. Sebebi ise çok basit; kıtalar arası değişen telif hakları.

Haftanın kazananı, yani aslında şu an "promo cd" çalma listesinde ağırladığımız dizi, Mad Men. 2007-2015 yılları arasında yayımda olan 92 bölümlük Mad Men'in tarihsel detaylara verdiği önem Don Draper'ın karakter analizleri kadar konuşulan konulardandı. Dizinin bütçesi de bir dönem boyunca oldukça bahsi geçen diğer konularından biriydi ve bu bütçenin önemli bir kısmı da çılgın soundtrack seçkisi için harcanıyordu. Beatles’in “Tomorrow Never Knows” şarkısının bedeli 250 bin dolar, asıl istedikleri “Hey Jude” için ise “sormayın bile” cevabını almışlar. Yukarıda ismini andığımız Alexandra Patsavas, Mad Men’in yapım süreci boyunca 58 bölümün müzik direktörlüğünü yaptı ve hatta çeşitli ödüllere adaylıkları da oldu. Dizinin müzik seçkisi; NPR, Pitchfork gibi platformlarda bile incelemeleriyle kendine yer buldu. Şahane yapımın müzik seçkisi ile ilgili bir diğer güzel detay ise dizinin konu edindiği zaman aralığı olan 1960-1970 yıllarına ait parçalara yer vermesi. Tabii yine, aralarında The Decemberists ve The Cranberries gibi isimlerin olduğu birkaç istisnasıyla birlikte. Hatta 5. sezon prömiyerinden önce bazı dikkatli izleyicilerden gelen "şarkının tarihsel olarak yayınlanmasına birkaç ay daha var" eleştirisi üzerine, bölüm yayımlanmadan önce ilgili şarkıyı da değiştirdiler. Dizi ile birlikte popülerliği artan David Carbonara’nın  Babylon parçasını kendisine borçluyuz. Dinlediğimizde Sterling Cooper ofisinde kendimize bir masa ve daktilo kapacağımız bir içki hazırlayacağımız, Don Draper ile apansız kaçamaklar yapacağımız, Roger ile psikedelik yolculuklara dalacağımız, Peggy ile emin adımlarla koridordan yürüyeceğimiz, Sally'nin Beatlemania’sına güleceğimiz, Ken Cosgrove ile tap dansı yapacağımız, Megan’ın Zou Bisou Bisou performansına eşlik edeceğimiz, yani, yaklaşık 3 saat boyunca dizinin hızlandırılmış özetini bulacağınız seçkimiz bir sonraki haftanın kazananına kadar Spotify’da.